Kanser Tanısı ve Psikolojik Süreç
Geçmişte tedavisi neredeyse imkânsız olarak görülen ve ölümle özdeşleştirilen kanser, günümüzde adını daha sık duyduğumuz; tedavisi mümkün olan ve her geçen gün tedavi sürecine yeni bilgilerin eklendiği bir hastalık haline gelmiştir. Buna paralel olarak, toplumun bu hastalığa karşı verdiği duygusal tepkilerin de kısmen değiştiğini söylemek mümkündür. Günümüzde kanser, çoğu zaman “Artık herkesin başına gelebiliyor” şeklinde ifade edilmektedir.
Her ne kadar kanserin çağrıştırdığı anlamlar zamanla değişmiş olsa da değişmeyen bir gerçek vardır: Kanser tanısı alan birey, ölümü diğer insanlara göre kendine daha yakın hisseder ve ölüm düşüncesiyle yüzleşmek zorunda kalır.
Kanser Tanısı Sonrası Fiziksel ve Psikolojik Süreç
Kişi, kanser tanısını almasıyla birlikte hem fizyolojik hem de psikolojik süreçlerden geçer.
Fiziksel Süreç
Fizyolojik süreç; ameliyatlar, çeşitli ilaç tedavileri ve kemoterapi gibi tıbbi müdahaleleri kapsamaktadır.
Psikolojik Süreç
Hastayı asıl yoran ve yıpratan süreç ise çoğu zaman psikolojik olandır. Bu süreç farklı evrelerden oluşur.
Kanser Hastalığında Psikolojik Evreler
İnkâr Evresi
İnkâr evresi, hastanın kanser tanısını almasıyla başlar. Kişi, tanıya inanmaz ya da inanmak istemez. Kanser tanısı almak, birey için oldukça sarsıcı ve kabullenilmesi güç bir durumdur.
Öfke Evresi
Bu evrede kişi tanıyla baş başa kalır ve zihni sürekli “Neden ben?”, “Bu hastalığa ne sebep oldu?” gibi sorularla meşguldür. Çevresinin sürekli yanında olmaya çalışması, hastada rahatsızlık yaratabilir. Hasta genellikle yalnız kalmak ister ve yaşadığı durumu anlamlandırmaya çalışır.
Pazarlık Evresi
Pazarlık evresinde kişi, kendisiyle bir hesaplaşma içine girer. Hastalığın kendi davranışlarıyla ilişkili olabileceğini kısmen kabul eder.
“Sigarayı bıraktım, kanseri yeneceğim” gibi düşünceler bu evrede sıklıkla görülür. Bu süreç, hastanın tedaviye uyumunu kolaylaştırabilir.
Depresyon Evresi
Tedavinin başlamasıyla birlikte hastanın yaşam düzeni ciddi biçimde değişir. Hastalık hayatın merkezine yerleşir. Bu dönemde kişi kendini umutsuzluk ve çaresizlik içinde bulabilir.
Kabullenme Evresi
Depresyon evresinden sonra kabullenme evresi başlar. Bu evrede hastalar kendilerini ne öfkeli ne de üzgün hissederler. Psikolojik olarak süreci kabul eder, tedaviye daha uyumlu hale gelirler.
Kanser Sürecinde Yas ve Kayıp Duygusu
Tedavinin başlaması ve ilerlemesiyle birlikte, hastalığın sınırlayıcı etkileri nedeniyle hasta maddi ve manevi kayıplar yaşayabilir. Bu durum, yas duygusunu beraberinde getirebilir.
Umutsuzluk, çaresizlik ve başkalarına yük olma düşüncesi sıkça görülebilir. Hastalığın seyriyle ilgili belirsizlik, bireyin psikolojik olarak daha da yorulmasına neden olur.
Tedavi Sürecinde Umutsuzluk ve Yan Etkiler
Ameliyatlar, kemoterapi ve kullanılan ilaçların yan etkileri, hastada tedaviye dair umutsuzluk yaratabilir ve hastalığıyla ilgili gerçekçi olmayan düşünceler geliştirmesine yol açabilir. Bu noktada hastanın ailesi ve yakın çevresine önemli sorumluluklar düşmektedir.
Kanser Hastasının Yakınları İçin Öneriler
Hastaya İnandığınızı Hissettirin
Hastanın, hastalığıyla baş edemeyeceğine dair inançlarının bu süreci yaşayan birçok kişide görülebileceğini ifade edin. Ona inandığınızı ve her koşulda yanında olduğunuzu hissettirin.
Acıma Duygusundan Kaçının
Hastaya acıyarak bakmaktan kaçının. Hastalıkla ilgili herhangi bir bilgiyi hastadan saklamayın. Hastalık öncesine kıyasla tutum ve davranışlarınızın yapay olmamasına özen gösterin.
Duygularını İfade Etmesine Alan Açın
Hastanın yaşadığı tüm duyguları ifade etmesine izin verin. Bu süreçte birçok hasta duygularını bastırma ve içine atma eğilimindedir.
Hastalığı Hayatın Merkezinden Uzaklaştırın
Mümkün olduğunca hastalığı hayatın merkezinden uzak tutmaya çalışın. Hastayı mutlu edebilecek, kendisine iyi gelecek kişilerle bir araya getirin. Bu kişiler, kanseri yenmiş bireyler veya destek grupları olabilir.
Sürekli Hastalıktan Bahsetmemeye Özen Gösterin
Hastanın bulunduğu ortamda sürekli hastalığın konuşulmamasına dikkat edin. Umudu ve pozitif düşünceyi destekleyen tutumlar sergileyin.
Aktivitelere Teşvik Edin
Hastaya iyi gelecek aktivitelere yönlendirerek cesaret verin. Küçük adımlar bile psikolojik iyilik halini güçlendirebilir.