Aşk

4 yıl önce
2 dk okuma
Aşk

Aşk Nedir? İlk Kıvılcımdan Derin Bağlara

Aşk… Kimi zaman ilk görüşte var olduğuna inandığımız, bir kıvılcımın yarattığı bir duygu olarak adlandırırız. Kimi zaman ise sevgiyle birlikte gelen, sevdikçe artan bir duygudur. Öylesine tarifi mümkün olmayan bu duygu, bize büyük fedakârlıklar yaptırır; hatta bir anda kendimize bile itiraf edemeyeceğimiz, kendimize yakıştıramadığımız ya da hiç beklemediğimiz davranışları sergilememize neden olur.

Kendimizden beklemediğimiz şeyleri yaptırabildiği için mi bu kadar yücedir aşk, yoksa bize kendimizin bilmediğimiz yönlerini gösterdiği için mi? Tüm bu duygular bir bütünken, karşımızdaki kişiye yüklediğimiz anlamlar neden bu kadar derindir?


Yaşanamayan Aşklar ve Yarım Kalan Hikâyeler

Bazı aşklar vardır; yaşanamadan biten ya da belki de bitmek zorunda olan… Kimi bir yaz aşkı olarak kalır, kimi ise zamansız bir vedayla sonlanır.

“Evet, O Doğru Kişi” Denilen Ama Bitmesi Gereken Aşklar

Yaşanamamışlıkların olduğu, her iki kişinin de birbirine “Evet, o doğru kişi” dediği ancak farklı sebeplerden dolayı devam edemeyen ilişkiler vardır. Bu aşklar her zaman ayrı bir yerde durur. Derinlerde bir yerde, o sıcaklığı ve heyecanı yıllar geçse de varlığını sürdürür.

Bu duygu ne kadar derinlerde kalsa da, aşk ya da sevgi denildiğinde ilk onu hatırlatır. Yıllar önceki sıcaklığıyla insanı sarar.


Geçmiş Aşkların Bugünkü İlişkilere Etkisi

Bu tür aşklar, yeni başlayan her ilişkide fark edilmeden bir ölçüt haline gelir. Kişi, her yeni gelen duyguda o eski hissi arar. Bulamadığında ise, bir daha hiçbir ilişkinin o aşk gibi olmayacağına dair derin anlamlar yükler.

Zamanla aşka, sevgiye ve ilişkilere küskünlük gelişebilir. Oysa bu durum, çoğu zaman geçmişte yaşanamayan duyguların bugüne taşınmasıyla ilgilidir.


Aşk ve Sevgi: Kaynağı Nerede?

Aşk ve sevgi, hayatta kalmamızı sağlayan en güçlü duyguların başında gelir. Bizi sıcak tutan, yaşama bağlayan, umut veren bu derin duygu oluşumunda katkısı olan unsuru belki de önce kendimizde aramamız gerekir.

Peki bu duyguyu var eden karşımızdaki kişi midir, yoksa onu anlamlandıran, büyüten ve yaşatan biz miyiz?

Bu yazıyı paylaş: